OKU-YORUM | Kağıt Ev

 
Kağıt Ev

Bir çırpıda okuduğum doksan sayfalık bir hikaye. 
Kitap sevgisinin ne boyutlara ulaşabileceğinin ürkütücü bir örneğini okuyoruz aslında. Çok enteresan, garip ve sizi acayip bir şekilde içine çekiyor resmen. Okurken bir kitap sever olarak kendinizi sorgulayacaksınız bence yani şöyle ki anlatılanlara göre gerçekten kitapları seviyormuyum diye =) Bazen tüylerim diken diken oldu. Hele de o duvarcının kitaplarla duvarları ördüğünü yazdığı sayfalarda.  Altı çizilecek cümlelerle dolu bir kitap, yorumumu bitirirken çok sevdiğim bir kaç güzel alıntı bırakayım sizlere.

  • “Çoğunlukla bir kitaptan kurtulmak ona sahip olmaktan daha zordur. Kitaplar, sanki asla geri dönemeyeceğiniz bir anın tanıkları gibi, bir ihtiyaç ve unutkanlık anlaşmasıyla tutunurlar insana.”
  • “Kimse bir kitap kaybetmek istemez. Bir daha okumayacak olsak da başlığında eski, belki de kaybolmuş bir duyguyu taşıyan bir kitabı kaybetmektense bir yüzük, saat veya şemsiye kaybetmeyi yeğleriz.”
  • “Ben kitapları işaretlemiyor, üzerilerine yazı yazmıyorum. Notlarımı ayrı bir yere alıyor ve çalışırken sayfa numaralarını yazıyorum. Daha sonra onları çıkarıyor ve çöp tenekelerine fırlatıp atıyorum.”
  • “İnşa edilen bir kütüphane, yaratılan bir hayat demektir; yığılmış kitaplar toplamı değildir asla.”
Yorum Yap

İLHAMLIK FİKİRLER | Kış Bitmeden Şömine

Kış biterken içim biraz buruk olsa da bahar gelmesi tesellisiyle kendimi avutuyorum resmen. Neden mi böyle dedim şöyle ki karı, kışı, soğuk havayı, havanın erken kararmasını, uzun geceleri daha çok seviyorum ben. Başlığımda da kış bitmeden diyorum (da bugün de kışın son günü)  buraya yazılabilecek en güzel konunun şömineler olduğunu düşündüm. Bizim evlerimiz de pek kullanılan bişey değil aslında şömine. Ama artık eskisi gibi düşündüğümüz klasik şömine modelleri de yok yani şöyle ki tablo gibi modern şömiler son günlerde çok popüler. Havalar ısındı falan demeden, ne demiş atalarımız Mart kapıdan baktırır,asafafas aman neyse tamam ben susuyorum sizi de fotoğraflarla baş başa bırakıyorum =)


Fotoğraflar pinterestten alınmıştır.

Yorum Yap

EV GEZMESİ | Öğrenci Evinden Huzur Dolu Bir Yuvaya

Herkese keyifli bi Cumartesi olsun…

Blogumu ve instagram sayfamı yeni keşfedenler için yeniden ev gezmesi yazı dizisinden bahsetmek istiyorum sizlere. İnstagramda tanıdığım veya bloglarını severek takip ettiğim evlere her hafta sanki misafir oluyormuşcasına bi kahve arası sohbetle dekorasyonla ilgili detaylarını ev gezmesi başlığında yazıyorum sizlere. Şimdilik 10-11 tane yazı oldu. Diğer tüm ev gezmesi yazılarımı okumak için tıklayınız.

Hadi artık hazırsanız bu haftaki ev gezmemize geçelim =)

Bu hafta Almanya’ya sevgili Saliha’nın evine davetliyiz. Nam-ı değer @laluebkem desem minik Ömer ile takip edenleriniz tanıyacaktır..Saliha’yı instagram sayesinde tanıyıp çok sevdim öyle sıcak öyle samimi biri ki..Onu ev gezmesine davet ettiğim de sağolsun hiç kırmadan davetime icab etti.

“Her evin bir hikayesi vardır bizimkisi biraz standartların dışında yani şöyle ki burası aslında bir öğrenci evi. Bu sebepten biraz farklı. Eşim ve ben öğrenci olarak Almanya’ya geldik. 65 metre kare kutu gibi bir ev kiraladık burada. Geri dönüş yaptığımız da eşyaları geri götürmek istemediğimiz için ona göre şeyler aldık.

Öncelikle ilk başta biraz kendimden bahsedeyim. Liseyi bitirdikten sonra bazı yasakların kalkmasını beklerken 5 sene sonunda yanlış tercih sonucu Uludağ Üniversitesi Mobilya ve dekorasyon bölümü mezunu oldum. Daha sonra eğitimime Almanya’da devam etme kararı ile Mimarlık eğitimine başladım burada. Üniversitenin ikinci yılında bebeğimizin olacağını öğrenince okul yavaştan askıya alınmaya başlandı. Şuan oğlumuz Ömer bir yaşında ve tüm vaktimi ona ayırmış bulunmaktayım yani okulu dondurdum şimdilik. Ömer hazır olduğunda eğitimime tam olarak devam etmek istiyorum.

Şu sıralar evde vakit geçirirken bol bol kitap okumaya çalışıyorum gerek çocuk gelişimi ile alakalı gerekse kendi kişisel gelişimim için tekrar üniversiteye döndüğümde buna pek vaktim olmayacak biliyorum mimarlık eğitimi uykuyu bile çoğu zaman bir lüks kılıyor bilirsiniz =)
Eşim ise tamamen farklı Bilgisayar Mühendisliği bölümünde master yapmakta yakın bölümler olsak desteğini alabilicekken ikimizinde bir birine faydası olmaması bu konuda biraz kötü.

Minik Ömer ve odasından kareler

En büyük hobilerim arasında fotoğraf çekmek bulunmakta. Hiç bıkmadan usanmadan gün boyu fotoğraf çekebilirim.
Günün en sevdiğim öğünü kahvaltı olunca ayrı bir zevkle hazırlıyorum daha sonra fotoğraflamak ise ayrı keyif veriyor.

Duvarların beyaz olması eve daha bir ferahlık katıyor. Ayrıca açık ve canlı renk tercihimiz Almanya’nın genelde kapalı ve gri havasına inat bize evin içinde baharı anımsatıyor, motive ediyor. Bu sebeple evden canlı çiçeklerde eksik olmuyor. Her kadın gibi bende çiçekleri çok seviyorum evin içinde duvarlarda, masada orda burda görmek keyif veriyor.

Herşeyi çokça tükettiğimiz şu dönemde hayatımda bir çok şeyi minimale indirme çabasını elbette evimizin içinde de görebilirsiniz. Az ve işlevi olan eşyaları tercih ettik. Daha sonra eğitimlerimiz bittiğinde vatanımıza dönerken eşyaları tamamen öğrencilere bağışlayıp o şekilde dönmeyi düşünüyoruz.”

2 Yorum Var

Yeni Kitap Kulübümüz “Hayalperver” ve Babil Mekan Çengelköy

Aslında bu yazımı pazar günü paylaşacaktım sizinle ama malesef yazıyı hazırlayıp da fotoğrafları düzenleyemeyince Perşembe’ye yayınlamak nasip oldu.. #tbt için de harika bi seçim oldu bence =)

Sevgili Seyhan’ın da blogundaki yazısında dediği gibi(okumak için bi tık) kitap kulübü olmadan ben de yapamıyorum sanırım=) Yeni başlangıçların hayırlı olması temennisiyle kendi adıma yeni başlayan güzel bi haber vermek istiyorum sizlere..Daha önceden olan kitap kulübümüze yeni bi soluk yeni bi isimle devam etme kararı aldık ve işteeee #hayalperverkitapkulubu‘nü sizlere gururla sunuyoruz efendim.. Seyhan ve Şahika‘yla eski kulübümüzde birbirimizden kopmak istemeyince yeni kulübümüze sevgili Aylin ile yeniden merhaba dedik. Aylin‘i uzun zamandır blogundan ve instagramdan çok severek takip ediyordum pozitif bi enerjisi var sağolsun kulübe girer girmez de çok güzel kaynaştık..♥ 

Kulübe ismini veren @penayayinlari ndan #hayalperver de ilk okuduğumuz kitap oldu. İlk buluşmamızı da çok merak ettiğim Babil Mekan Çengelköy de gerçekleştirdik..Hadi şimdi çektiğim fotoğraflarla hem o güne gidelim hem de sizlere biraz Babil Mekan’ı tanıtayım.

Hayalperver Kitap Kulübü-Babil Mekan Çengelköy

Çengelköy’de şirin bi kitap kafe Babil Mekan.. Bizim kulübün daimi üyesi Alanur’da kitaplara olan aşkından dolayı sanırım burayı çok sevdi. Çocuklar için minik masa ve sandalyeler konmuş birlikte kitap seçerken çayınızı kahvenizi yudumlayacağınız güzel bir mekan olmuş.. Sessiz sakin ve huzurlu ♥ 

Çocuklar için bir alanın olması mekanlar içinde en çok tercih ettiğim özelliktir. Çünkü çocuklar rahat etsin ki aileler de biraz gittikleri yerden keyif alabilsinler öyle değil mi ama =)

Seyhan’ın objektifinden biz

Hayalperver – Lucy Keating

İlk okuduğumuz kitaba da biraz yorum yapayım sizi çok sıkmadan bu yazıma son vereyim=) Kitabımız Pena Yayınları’ndan çıkmış bi kitap. İlk elime aldığımda rüyalarla başladığı için acaba Tozlu Rüyalar Kitapçısı gibi mi diye bi beklenti içine girdim ama yok yani değilmiş =) Hayalperver, Alice ve Max’in rüyalarda başlayan hikayesi. Yani şöyle ki Alice kendini bildi bileli rüyasında Max’i görüyor. Rüyasında onunla tüm dünyayı gezip ve ona delicesine aşık olur. Max rüyalarının erkeği ama sadece rüyalarının. O gerçek değil. En azından değildi, Alice yeni okulunun ilk günü sınıfa girip onu karşısında bulana dek. Ama Gerçek Max, Rüya Max’e pek benzemiyor. Ya da işte öyle bişey diyelim. Rüya ve gerçeklik arasında yaşayan iki tuhaf insanın anlaşılmayı bekleyen hikayesi 

Fotoğraflardan da anlayacağınız üzere bolca keyifli vakitler geçirdiğimiz bi gündü. Kızlarla geçirdiğimiz böyle kitap buluşmalarımızı ayrıca çok seviyorum yani o günden ayrı bir keyif alıyorum resmen 

Tatlı tatlı konuşmamız için tatlıya hiç gerek yoktu aslında ama kızlara Antep reklamı da yapmasam olmazdı..Belki bu getirdiğim baklava onları küçük bi Antep turu için kandırmama sebep olur yani inşallah diyelim =)

Lattelerimizle baklava keyfi de yaptık en lezzetlisinden  Bi dahaki buluşmayı iple çektiğimi söylememe gerek yoktur heralde =) 

3 Yorum Var

Denebunu.com Kutusu

Herkese merhaba

Güneşli günler içimizi ısıtmaya başladı..bahar kapıda inşallah=) her ne kadar karı kışı daha çok sevsem de güneşin içimizdeki enerjiyi yükseltmesi çok güzel..

Geçen gün denebunu.com gelen kargom elime ulaşınca Alanur için de bu pembeli mavili kalpli kutu tam bir merak konusu oldu=) Ben de fotoğrafını çekeyim ondan sonra koyarım deyince sabırsızlıkla bugünü bekledi resmen. Kutunun fotoğraflarını çekerken sürekli yanımda o nedir bu nedir sorularıyla açarken bari sen de bu yazıda sen de ol dedim pijamalarla da olsa fotoğraflarını çektim=)

Denebunu.com Nedir?

Denebunu, dünyaca ünlü markaların ürünlerini denemen için kargo dahil ekstra hiçbir ücret almadan kapına kadar getiren yepyeni bir platform! Yanlış duymadın, tamamen ücretsiz.

Denebunu, ilgi alanlarına ve profiline uygun ürünler olduğu zaman Sana Özel sayfasında ücretsiz talep etmen için sunar ve kapına kadar getirir.

Yapman gereken tek şey; keşfetmek, denemek ve yorum yapmak.

Kutunun içinden deneme amaçlı ürünler çıkarken heyecanı daha da arttı acaba bana da bişey koymuşlar mıdır diye çok merak etti ama malesef beklediği neyse onu bulamadı=)

Perwoll bakım ve onarım deterjanı, Nestle Lifita kahvaltılık gevrek ve Mac’ten indirim kuponu çıktı kutunun içinden. Meraklı minik eller her karede yerini aldı

Nestle Lifita yulaf gevreği ve ballı tahıllı halkalardan oluşuyor. Tat olarak ikimizin de hoşuna gitti.

Perwoll de hep kullandığım bir deterjandı özellikle siyahlar için olan. Bunu da deneyelim bakalım nasılmış görelim..

Denebunu.com kutularını ilk kez denedim hoşuma gitti açıkçası kutusu çok şirindi özellikle siz de denemek isterseniz www.denebunu.com sitesinden üye olarak ürünleri deneyebilirsiniz…

2 Yorum Var

Çiçek gibi bi Cuma olsun!

{ Cuma Sevinci }

“Mümin kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.”
Tirmizî, Birr, 36.

instagram : @hilibon

Yorum Yap

BUILD-a-bear Workshop : Ayıcık Bombo’ya Alışveriş

Selaaam,

Pazar pazar tüm aktivitelerimizi yapıp eve dönünce soluğu blogumun başında aldım hemen. Bugün kızımla Arı Maya tiyatrosuna gittik. Biz ailecek tiyatroyu çok seviyoruz sanırım. Eşimle üniversite zamanı sinemadan çok devlet tiyatrolarında alırdık soluğu. Evlendikten sonra ara ara gider olduk ama Alanur doğduktan sonra eşimin bitmeyen işleri yüzünden sanki daha bi az gidiyoruz =) Neyse canım boşverin şimdi iş güç lafı dinlemeyi ne diyordum işte kızımız da biz çekmiş anlayacağınız. İlk gittiğimiz oyunda kafamda hep acabalar; Alanur sever mi sıkılır mı gibi sorular vardı ama sağolsun bizimki bu tür aktivitelerin kızı çıktı resmen alkışlar, şarkılar, danslar derken 7-8 sefer oldu çok eğlendik her defasında…

Build-a-Bear Workshop

Aslında biricik teyzemizin 1 yaş doğumgünü hediyesi olan ama Alanur’un oynamaya hep çekindiği sanırım tüylü ve sesli mesajından (sesli mesaj teyzemizin ağzından şu şekilde söylenmiş: doğumgünün kutlu olsun Alanur nice mutlu yıllara seni çok seviyorum) dolayı teyzemizi yediğini düşündüğü Ayıcık Bombo’muzla tanıştırayım sizi. 1 yaşında alınan hediye 3 yaşında kıymetleniyor bunu da tecrübe etmiş olduk anladık ki herşeyin bir zamanı varmış =) Geçenlerde yine bi tiyatro aktivitemizden sonra sevgili Ayıcık Bombo’muzla acaba napsak diyip Mall of İstanbul’da gezinirken Build-a-Bear Workshop mağazasıyla karşılaştık Alanur’a önceden sözüm vardı yeni kıyafetler alacaktım dedim bari şimdi olsun bugün de Alanur’un günü olsun =) İçeri girdiğimizde çok sıcak karşıladılar bizi sağolsunlar bi ara herşeyi giydirip çıkarıcaz diye düşündüm. Çünkü mağazanın içinde her türlü kıyafet var. Ve Alanur herşeye el atıp bu da bu da diye hepsini seçmeye kalktı=) Teyzemiz Bombo’yu ilk alırken Minnie’yi çok sevdiğimiz için öyle bi kıyafet almıştı. Alanur’da o kıyafetini hemen pijama yaptı yatarken giyinir deyip daha süslü kıyafetler seçmeye karar verdi. Önce bi Karlar Ülkesi kıyafeti seçti. Denedik falan ama ben sevmiyorum öyle şeyleri =) Aman dedim sakın çalışana bi kaş göz hemen ilgiyi başka yöne dağıttı. Alanur’un neleri sevdiğini öğrendi onlar konuşa konuşa mağazayı gezdiler. Bu ara en çok sevdiğimiz tütüler, bale kıyafetleri hemen odak noktamız oldu. Tüm kıyafetleri seçtikten sonra sıra aksesuar seçimine geldi. Kırmızı botlar ve tabi ki Alanur’un gözlük aşkı diyerek o pek tarz gözlüğe evet dedik.

Ayıcık Bombo pek tarz oldu anlayacağınız. Çok sevdik mağazadaki eğlenceli dakikalarımızı. Daha birçok seçenek var yatağı, nevresimi, değişik çizgi film karakteri kostümleri falan. Hepsi de minik minik çok şirinlerdi  

İşte kızımın yaptığı kombin=)

Biraz da detayları inceleyelim

Ve işte karşısınızda Ayıcık Bombooooo

Çok şıksınız hanımefendi Bizimlasın =)

Bu da artık pijama olan kıyafetlerimiz..

Mağazada vakit geçirirken aklıma videoya çekmek çok gelmedi açıkçası. Çok az bişi teyzemiz çekmiş ben de onunla size minik bi video hazırladım. Kanalıma abone olmayı öhööm öhööm pardon yanlış oldu öyle bişey yapmanıza gerek yok =) Neyse neyse siz videoyu izlerken ben de yazıma bi son vereyim artık.

P.s: Eğlenceli bi aktiviteydi ama biraz pahalıydı açıkcası..

1 Yorum Var

Minel Muse Doğal Mumlar

Minel Muse doğal mumların hammaddesi öncelikle soy wax. İçeriğinde parafin, stearin, sentetik esans, boya gibi kimyasal içerikli herhangi bir hammadde barındırmayan, özel formülünün içeriğinde yer alan soya yağı ile hayat bulan ve yurt dışında kabul gören ‘Soy Candle’ kavramını kültürümüze özgü nüanslar ve bitkisel notalarla hayata geçiren Minel Muse, tamamen elde dökümü mumları ile fabrikasyon üretimin mekanikliğinden de uzak ve sağlığa zararlı olmayan bir marka profili çiziyor.

Minel Muse imzalı mum ve mum aksesuarlarına Kanyon Alışveriş Merkezi ve Galata’da konumlanan İroni mağazalarında ve Pomstore showroom’u ile internet satış sitesinden ulaşılabilir.

Formülü ile 40 saat boyunca yaşam alanınıza özel sağlıklı bir koku deneyimi sunan Minel Muse; dört mevsime özgü notaların harmanlanmasıyla geliştirilen Christmas Blend, Autumn Leaves, Flower Power ve Lime Blossom koleksiyonlarından oluşuyor. Mevsimsel serüvenlerden esinlenildi.

Christmas Blend

Tamamen el dökümü olan ve içinde hiçbir kimyasal hammadde bulundurmayan Christmas Blend Koleksiyonu; paçuli, amber ve vanilya gibi notaların harmanlanmasından oluşuyor.

 Autumn Leaves

Tamamen el dökümü olan ve içinde hiçbir kimyasal hammadde bulundurmayan Autmn Leaves Koleksiyonu; çiçeksi ve bitkisel notaların harmanlanmasından oluşuyor.

Flower Power

Tamamen el dökümü olan ve içinde hiçbir kimyasal hammadde bulundurmayan Flower Power Koleksiyonu; çiçeksi ve şekerli notaların, mimosa ve musk gibi hafif pudramsı ve yumuşak notalarla harmanlanmasından oluşuyor. 

Lime Blossom

Tamamen el dökümü olan ve içinde hiçbir kimyasal hammadde bulundurmayan Lime Blossom Koleksiyonu; limon ve turunç gibi narenciye notalarının harmanlanmasından oluşuyor.

Kaynak: www.minelmuse.com

Yorum Yap

HİLİBONUN MUTFAĞI | 3 2 1 Poğaçası

Duydunuz mu blogum hacklendi!!!

Nasıl üzüldüm anlatamam…Neyseki @bloggertasarim kurtardı blogumu kısa bi zamanda..

Tam da sizlere nefis bi poğaça tarifi yazmak için bloguma giriş yapıyordum ki bu üzücü olayla karşılaştım.

Çok şükür yine buradayım neyse efendim çok da üzülmeden yolumuza devam edelim=) 

3 2 1 POĞAÇA
  • 3 paket Kabartma Tozu,
  • 2 su bardağı Yoğurt,
  • 1 su bardağı Sıvı Yağ,
  • Alabildiği kadar un,
  • 2 çay kaşığı Tuz.
  • İsteğinize bağlı olarak peynir
  • İsteğinize bağlı olarak çörekotu ve susam
  • Üzeri için galeta unu

Yapılışı:

  1. Galeta unu hariç tüm malzemeleri yoğurma kabına alıp poğaça hamuru kıvamına gelinceye kadar karıştıralım.
  2. Çörek otu, susam ve peyniri yoğurduğunuz hamurun içine kattım.Daha sonra minik toplar halinde fırın tepsisine yerleştiriyoruz.
  3. Üzerine yumurtanın tamamını çırptıktan sonra üzerini tamamen kaplayacak şekilde sürüp galeta ununa batırıyoruz. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında üzeri pembeleşinceye kadar pişiriyoruz. Afiyet olsun…


Yapımı çok pratik olan bu poğaça okuldan gelen çocuklara akşam üstü atıştırmalığı olabilir. Aniden gelecek misafirlere de tam bi kurtarıcı çayın yanına fırından yeni çıktığında çok yakışıyor. Ve bi özelliği de kolay kolay bayatlamıyor tecrübem bizim evde bu tarz atıştırmalıklar çok zor tüketilmediği için=)

1 Yorum Var

MEKAN | Secdus Harikalar Diyarı

Herkese merhaba=)

Bugün perşembe instagram’da #tbt olur da blogumda olmaz mı? Sürekli ertelemelerimden dolayı ben de önceden yazmam gereken bir mekan keşfimi #tbt olsun diye hemen yazayım dedim..

SECDUS HARİKALAR DİYARI…

Secda Hanımı ve onun şirin dükkanı Secdus’u instagram kullananlar zaten biliyorlardır. Ben de çok severek takip ediyorum ama mekanı keşfetmekte biraz geç kalmışım sanırım. Biliyorsunuz bi kitap kulubümüz vardı, vardı diyorum çünkü şimdi biraz askıda. Onunla ilgili bi kaç değişik yaptığımız yazımı en yakın zamanda kızlarla buluşunca yazacağım çok yakındaa =) Seyhan sağolsun kitap buluşmamız için yer önerisinde bulunca hepimiz için harika bi keşif oldu. Kadıköy’ün kalabalıklığı karmaşası derken bu küçücük dükkandan içeri girdiğiniz zaman resmen masallar ülkesindeymiş gibi hissediyorsunuz..

Tabaklar, fincanlar ve yastıklar..

Öyle güzel ki herşey..Tabaklar, fincanlar, yastıklar ve çantalar.. İnstagram’da gördüğümden beri hayranlıkla takip ettiğim tüm ürünleri burada görmek benim için büyük bi mutluluk olmuştu. 

Bi de çok merak ettiğim Secda Hanım’la tanışmak da harika bi sürpriz olmuştu benim için. Genelde fotoğraflarında yüzünü göstermeyince açıkcası benim için çokça merak konusuydu =)

Ben de buraya gelenler tarafından klasikleşen merdiven pozunu vermeliydim..

Pekiii ben merdivene çıkarım da Alanur çıkamaz mı sanki =)

O da hemen arkamdan merdivene tırmanmaya çalıştı..

Fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere Secdus’un altını üstüne getirdik resmen..

Her alanında bi fotoğrafımız olmalı deyince bi sürü anı biriktirdik ♥

Hadi bi de üst kata çıkalım dedik.. Alanur ve Esra’nın oğlu Ahmet bizden önce çoktan keşfetmişlerdi. Tabiki merdiven olunca çocuklar çıkmadan durabilirler mi =) 

Gördüğünüz gibi o gün böyle çoluk çocuk böyle cici bi yere gittik. Eve giderken Alanur arabaya biner binmez uykuya daldı. Ben de o kadar çok yorulduğumu arabaya binince farkettim=)

Siz de gitmek isterseniz hemen adresi yazayım..

Secdus Dükkan

Derici Zeynel sok. 14/A Söğütlüçeşme/Kadıköy/İstanbul

Telefon: 0 216 418 94 81

Pazar günleri hariç 9.30-18.00 arası açık

1 Yorum Var