8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Sana ruh üflendiğinde bir kadının karnındasın.

Ağladığında bir kadının kucağındasın.

Aşık olduğunda ise bir kadının kalbindesin.

Ona güzel davran ve mutlu etmek için sadece sarıl

Bugün bizim günümüz çiçek gibi geçsin..

Yorum Yap

EV GEZMESi | Sade Hayat Oh Daha Rahat!

İyi haftalar..

Bu hafta başlangıcı benim için yüksek tansiyonlu başlasa da enerjimi toplamak için bloguma sıkıca sarılarak bu haftaki ev gezmesini yazmak istedim. Bazen sosyal medyadan öyle soğuyorum ki.. Ama sonra sevgili Merve @mrvvylmaz  gibi enerjisi yüksek insanlar sayesinde yeniden hadi neyse diyorum yine de bak iyi ki varmış tanışmamıza vesile oldu. Merve’yi çok uzun zamandır instagramdan takip ediyordum blogda yazmaya başlayınca bi kez daha iyi ki tanımışım dediğim kişiler arasına girdi Ev gezmesi içinde sade ve güzel evi bana öyle iyi geldi ki tam da kendi evim için daha da sadeleşmeyi düşünürken güzel bi fikir oldu sizlerle de paylaşmak istedim.. Daha minimal döşenmiş evler “az eşya daha çok huzur” mottosunu hayatlarına güzelce yerleştirmiş insanlar sayesinde son zamanlarda daha çok hayatımıza girmiş durumda. Sanırım bu da bizim için eşyalarımızı çok hızlı tükettiğimiz bu dünya için bi tür koruma kalkanı haline geliyor. Modern mimarinin öncü mimarlarından Mies Van Der Rohe’nin daha üniversitenin ilk yıllarında hocalarımız tarafından dilimize plesenk olan meşhur sözünü de bu sade hayat yazımda söylemeden edemeyeceğim “Less is more..” Bak bu sözü burada bile kullandım ya hocalarım okusa gözleri yaşarırdı eminim =) Merve’de benim gibi evlendiğinden beri her sene ev değiştirmiş. Kendi taşınma tecrübelerimden biliyorum belki de sadeleşmesine bu sebep olmuştur. Hadi biraz da kendi cümlelerinden okuyalım evinin hikayesini =)

“Herkese merhabaa =) Öncelikle mükemmel ev yazılarının arasına bizim evimizi de yazacak olan Hilibon’a bu nazik teklifi için çok teşekkür ediyorum. Güzel ev yazılarının yanına benim evimi de ekleyecek olması beni çok mutlu etti. Şöyle başlayayım o zaman ben Merve, 4 yıldır evliyim ve bu 4 yılda tam 5 kez taşındık . Neden bilmiyorum =) Ama bu sefer evimizi taşınmamak üzere dekore ettik inşallah da öyle olur. Biri 2,5 diğeri yarım yaşında olan 2 bebekle , evimizi hem kendi isteklerimize göre, hem de onların daha az hasar görüp , daha az hasar verebilecekleri bir ev döşemek istedik eşimle =) Burada benim bir de eski evimin fotoğrafı var . Daha sıcak daha çok eşya daha çok obje gibi görünebilir belki ama o zaman çocuklarımız yoktu ve yeni evliydim. Ben iskandinav evlerini de çok seviyorum ama tabi ama bu kadar sadeleştikten sonra onlar biraz daha karışık oluyor. Daha modern ve minimal olması 2 çocuklu bir ev için daha mantıklı geldi. Sadeliği her zaman daha çok severim. Kendi giyim kuşamım olsun, evim olsun, yaşam tarzım olsun, hepsi sade olsun benim olsun =) Bence insanın evi kendinide yansıtıyor. Kafasını da yansıtıyor aynı zamanda. Pembe döşenmiş evi olan birinin çok hayalperest yada polyanna olduğunu düşünmezmiyiz? Ya da avangard olan bir evin sahibesinin gösterişi çok sevdiğini kim anlamaz ki. Veya spor döşenmiş bir evin rahatına düşkün biri olduğunu hepimiz ayırt edebiliriz elbette. Ev aslında bizdir.. Benden bu kadar. Sözü Hilibon’a bırakıyorum ( ismi çok tatlı değil mi ama ya =) ).Umarım küçükte olsa bir fikir sunabilmişimdir sizlere.”

Bu fotoğrafta evimiz aynı değil ama salon mobilyalarımın eski hali (yeni evliyken)

Hadi şimdi biraz mutfağa geçelim..

“Aynı şekilde mutfakta da çok fazla eşya sevmem.Tezgahım herzaman bomboş olmalıdır. Bunun için mutfağıma küçük bir kitaplık yaptırdım. Henüz düzenlemesi tam değil ama ıvır zıvır hediyeliklerimi oraya koyuyorum. Minimal bir ev her zaman hayalimizdi. Azda olsa gerçekleştirebildik =) “

“Yukarı çıkan merdivenlerim ve evimizin dekorasyonuyla alakası olmayan fakat değiştiremediğmiz merdiven kenarlıkları=)”

“Ve işte şimdi de Efe ile Zeynep’in odalarındayız..

Evimiz nekadar soft renklerle döşenmiş olsada çocuk odasını canlı tutmaya çalıştık.”

“Son olarak; evi ve mobilyaları güzel kılan bence boyadır. Biz jotun tercih ettik. Kesinlikle kataloglarına göz atmalısınız. Mobilya ne kadar sade ve düz olursa olsun arkasında duran güzel tonlar mobilyayı güçlü kılıyor. Hilibon’un yazdığı güzel neşeli anı dolu evlerin yanında bir o kadar sade bir ev işte..”

Bu güzel ev gezmesi için Merve’ye 2 çocuklu hayatında bana vakit ayırdığı için bir kez daha teşekkür diyorum. Umarım siz de okurken keyif almışsınızdır.

Siz de Merve’nin blogunu okumak isterseniz  https://mrvvylmaz.wordpress.com/ tıklayabilirsiniz.

Yorum Yap

İLHAMLIK FİKİRLER | Evde Ofise Dönüşen Odalar

Soğuktu hastalıktı derken koca kışı ofisime gitmeyerek geçirdim. Evet doğru okudunuz biliyorsunuz ki iç mimarım ve artık 1 senedir çalışıyorum fakat önceliğim kızım olunca bilgisayarımı, telefonumu ve tabiki kalemlerimi kaptım evime bi ofis alanı oluşturdum. Evimin bi odasını ofise dönüştürme fikrine karar verince biraz araştırma yaptım. Sizlere de fikir olması açısından evde ofise dönüşen odaların dekorasyonundan yani kısaca home officelerden bahsetmek istedim.

Genel olarak freelance yani serbest çalışanların tercih ettiği home office’ler günümüzde gittikçe artan ve trend olan bir yöntem. Evin bir bölümünü ofis olarak kullanan insanlar işlerini buradan da yönetebilmektedir. “Evden oturduğunuz yerden para kazanmak kadar kolay bir şey var mı?” dediğinizi duyar gibiyim. Elbette home office çalışmanın birçok olumlu yanı bulunmaktadır. Fakat home office çalışan ya da çalışmak zorunda kalan kişilere kulak verdiğimizde durumun o kadar da toz pembe olmadığı anlaşılmaktadır.

Home Office dekorasyonunda dikkat edilmesi gerekenler:

İlk olarak aydınlatmadan bahsedecek olursak, gündüz saatlerinde gün ışığından faydalanmak en mantıklısıdır. Gece yapılan çalışmalarda ise halojen ışık veren sarı ampulleri tercih etmelisiniz. Beyaz ışık veren florasan lambalar gözlerinizin çok çabuk yorulmasına yol açacaktır.

Odayı çok fazla karmaşık hale getirmeyecek şekilde sevdiğiniz objeleri veya tabloları yerleştirebilir, çalışma ortamınızı sevimli bir hale getirebilirsiniz.

Her ortamda olduğu gibi çalışma ortamında da ergonomi çok önemlidir. Kullandığınız masa ve koltuk seçimi bu konuda dikkat etmeniz gerekenlerin başında gelir. Masanızın rengi ve boyutu çalışırken sizi zorlamamalıdır. İhtiyacınız olan her şey masanızda veya yakınında bulunmalıdır. Renk ve deseni sizin dikkatinizi dağıtmayacak şekilde olmalıdır. Tercih ettiğiniz koltuk sizi ne gevşetecek kadar rahat olmalı ne de sırt ağrısına yol açacak kadar sert olmalıdır. Koltuğun kumaşı kadife veya file gibi malzemelerden olmamalıdır. Uzmanlar çalışma koltuklarında rahat ve uzun ömürlü olan deri kumaşları önermektedir. Koltuğun ayakları ise sizi yormayacak şekilde her yöne doğru dönebilmelidir.

Odanızın duvarlarında seçtiğiniz renkler pastel tonlar olmalıdır. Çok parlak ve açık renkler zamanla gözlerinizin yorulmasına yol açacaktır.

1 Yorum Var