HOTEL ROX GÖREME-KAPADOKYA

HOTEL ROX GÖREME-KAPADOKYA

Kapadokya yazımın devamı olacak nitelikte bi yazı yazayım dedim ama Hotel Rox Göreme başlı başına bi yazı olmaya aday oldu resmen. Aslında Hotel Rox Kapadokya’da konaklamayı planlamıştık ama önceden rezervasyon yaptırmayı unutunca bi telaşla Hotel Rox Göreme’ye yönlendirildik. O hafta Capadox Festivali olduğu için otellerde inanılmaz derecede bi doluluk vardı. Neyseki kalan tek oda olan Hotel Rox Göreme’ye sığındık =)

Peribacalarının içine yapılmış mağaralarda bir gece geçirdik. Alanur girince bi an ürktü ama sonradan alıştı tabiki =) Farklı bi deneyim oldu hepimiz için. Otelin terası ise o kadar güzel bi manzaraya sahipti ki sabah balon turları biraz daha fazla olsaydı harika bi görüntü ortaya çıkabilirdi. Otel sahibemiz sevgili Sevim Hanım ve Eşi o kadar içten ve samimiydi ki herşey için bi kez daha teşekkür ederim. Kahvaltı dahil herşey muhteşemdi. Konum olarak Göreme merkeze çok yakın olduğu için bazı güzellikleri yürüyerek keşfetmek çok iyi geldi ♥ 

Pazar sabahı yapılan balon turlarının terastaki görüntüsü

Otelimizin terasından manzarımız muhteşemdi. Sabah güneş yüzünü göstermeye başladığında, otelimizin terasına çıktık. Muhtemelen sabahın ilk ışıkları günü ağartırken, benim gibi yüzünüzde saçma sapan bir gülümseme belirecektir. Balonların yavaş yavaş ısıtılmaya başladığı anı izlerken, bir yandan da kahvenizi yudumlayın. NEFİS! Hani diyorum ya “Burası büyüleyici bir yer.” diye. Kapadokya gerçekten özellikle sabahları görsel şov sunarcasına size hizmet ediyor. Bizim gittiğimiz günlerde hava şartları balon turları için pek müsait değildi. 3 günlük seferler iptal edilmişti. Ama pazar günü seferlerin yeniden yapıldığını gördük. Harika bir görüntüydü ♥ 

Terasa çıkan merdivenler de eski bir çok eşyaya rastlamak mümkün.

Otel odamız biraz küçüktü ama 1 gece kalacağımız için bi de o kalabalıkta yer bulduğumuza şükrettiğimiz için çok öyle üstelemedik açıkçası. Vintage eşyalarla tasarlanmış odamızda bi sürü değişik detaylar vardı. Ve kabul etmeliyiz ki mağara olmaması sebebiyle içerideki hava akımı pek bana göre değildi. Acayip bi rutubet ve eski eşya kokusu vardı resmen bodrumda yatmış hissi veriyordu =)

Eski tam manasıyla eski bu otelde yatak kenarlarındaki aplik kafeslerin eskiye ait tozları resmen hala üzerindeydi.

Tüfeklerden yapılmış aydınlatma detayları da güzel düşünülmüş çok hoşuma gitti.

Son olarak özenle haızrlanmış kahvaltımızı yaptıktan sonra otelden ayrıldık. Sevim Hanım ilk başta dediğim gibi o kadar samimiydi ki Alanur’a giderken yiyemediği kek ve börekleri yanına koymak istedi tam bi anneanne modunda =) Son olarak bu oteli tavsiye eder miyim evet mutlaka ederim ama bizim kaldığımız oda da değil de yukarı katlardaki pencereli odaların daha konforlu olacağına eminim =)

Daha önce yazıdığım Kapadokya yazımı okumak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Share on FacebookPin on PinterestTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone

Hilal

2 Yorum Var

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir