ÇEKİLİŞ | Lovely Days Baby

Siz hamileliğinizin tadını çıkartırken, bi yandan bebeğinizin odası için en güzel ürünleri hazırlatmaya ne dersiniz?

Markanın kurucusu sevgili Sümeyye Hanım’ın emekleriyle büyüttüğü cicişeylerdükkanı artık @lovelydaysbaby ile aramızda. Benim de çok beğendiğim ürünlerini sayfasından daha detaylı inceleyebilirsiniz. Sizin için de bu filli yastıkları seçerek hediye etmek istedim umarım beğenirsiniz. Sadece pembe değil nil yeşili, sarı, mavi, gri ve lila rengi de var.

Çekilişin detaylarına @hilibon tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Doğumlarda, doğumgünlerinde hediye edilebilecek çok şirin keçeden ürünler de var.

Hamileyken veya anne olduktan sonra artık en ufak detaylar bile bizim için çok önemli bir hale geliyor hele ki konumuz canımız evladımız olunca. Yeni sezonda bebekler için en özel ve en yumuşacık kumaşları seçip, çiziminden işlemelerine kadar büyük bir özenle çalışan Lovely Day Baby ürünlerine göz atmayı unutmayın olur mu?

Yorum Yap

OKU-YORUM | Kağıt Ev

 
Kağıt Ev

Bir çırpıda okuduğum doksan sayfalık bir hikaye. 
Kitap sevgisinin ne boyutlara ulaşabileceğinin ürkütücü bir örneğini okuyoruz aslında. Çok enteresan, garip ve sizi acayip bir şekilde içine çekiyor resmen. Okurken bir kitap sever olarak kendinizi sorgulayacaksınız bence yani şöyle ki anlatılanlara göre gerçekten kitapları seviyormuyum diye =) Bazen tüylerim diken diken oldu. Hele de o duvarcının kitaplarla duvarları ördüğünü yazdığı sayfalarda.  Altı çizilecek cümlelerle dolu bir kitap, yorumumu bitirirken çok sevdiğim bir kaç güzel alıntı bırakayım sizlere.

  • “Çoğunlukla bir kitaptan kurtulmak ona sahip olmaktan daha zordur. Kitaplar, sanki asla geri dönemeyeceğiniz bir anın tanıkları gibi, bir ihtiyaç ve unutkanlık anlaşmasıyla tutunurlar insana.”
  • “Kimse bir kitap kaybetmek istemez. Bir daha okumayacak olsak da başlığında eski, belki de kaybolmuş bir duyguyu taşıyan bir kitabı kaybetmektense bir yüzük, saat veya şemsiye kaybetmeyi yeğleriz.”
  • “Ben kitapları işaretlemiyor, üzerilerine yazı yazmıyorum. Notlarımı ayrı bir yere alıyor ve çalışırken sayfa numaralarını yazıyorum. Daha sonra onları çıkarıyor ve çöp tenekelerine fırlatıp atıyorum.”
  • “İnşa edilen bir kütüphane, yaratılan bir hayat demektir; yığılmış kitaplar toplamı değildir asla.”
Yorum Yap

Yeni Kitap Kulübümüz “Hayalperver” ve Babil Mekan Çengelköy

Aslında bu yazımı pazar günü paylaşacaktım sizinle ama malesef yazıyı hazırlayıp da fotoğrafları düzenleyemeyince Perşembe’ye yayınlamak nasip oldu.. #tbt için de harika bi seçim oldu bence =)

Sevgili Seyhan’ın da blogundaki yazısında dediği gibi(okumak için bi tık) kitap kulübü olmadan ben de yapamıyorum sanırım=) Yeni başlangıçların hayırlı olması temennisiyle kendi adıma yeni başlayan güzel bi haber vermek istiyorum sizlere..Daha önceden olan kitap kulübümüze yeni bi soluk yeni bi isimle devam etme kararı aldık ve işteeee #hayalperverkitapkulubu‘nü sizlere gururla sunuyoruz efendim.. Seyhan ve Şahika‘yla eski kulübümüzde birbirimizden kopmak istemeyince yeni kulübümüze sevgili Aylin ile yeniden merhaba dedik. Aylin‘i uzun zamandır blogundan ve instagramdan çok severek takip ediyordum pozitif bi enerjisi var sağolsun kulübe girer girmez de çok güzel kaynaştık..♥ 

Kulübe ismini veren @penayayinlari ndan #hayalperver de ilk okuduğumuz kitap oldu. İlk buluşmamızı da çok merak ettiğim Babil Mekan Çengelköy de gerçekleştirdik..Hadi şimdi çektiğim fotoğraflarla hem o güne gidelim hem de sizlere biraz Babil Mekan’ı tanıtayım.

Hayalperver Kitap Kulübü-Babil Mekan Çengelköy

Çengelköy’de şirin bi kitap kafe Babil Mekan.. Bizim kulübün daimi üyesi Alanur’da kitaplara olan aşkından dolayı sanırım burayı çok sevdi. Çocuklar için minik masa ve sandalyeler konmuş birlikte kitap seçerken çayınızı kahvenizi yudumlayacağınız güzel bir mekan olmuş.. Sessiz sakin ve huzurlu ♥ 

Çocuklar için bir alanın olması mekanlar içinde en çok tercih ettiğim özelliktir. Çünkü çocuklar rahat etsin ki aileler de biraz gittikleri yerden keyif alabilsinler öyle değil mi ama =)

Seyhan’ın objektifinden biz

Hayalperver – Lucy Keating

İlk okuduğumuz kitaba da biraz yorum yapayım sizi çok sıkmadan bu yazıma son vereyim=) Kitabımız Pena Yayınları’ndan çıkmış bi kitap. İlk elime aldığımda rüyalarla başladığı için acaba Tozlu Rüyalar Kitapçısı gibi mi diye bi beklenti içine girdim ama yok yani değilmiş =) Hayalperver, Alice ve Max’in rüyalarda başlayan hikayesi. Yani şöyle ki Alice kendini bildi bileli rüyasında Max’i görüyor. Rüyasında onunla tüm dünyayı gezip ve ona delicesine aşık olur. Max rüyalarının erkeği ama sadece rüyalarının. O gerçek değil. En azından değildi, Alice yeni okulunun ilk günü sınıfa girip onu karşısında bulana dek. Ama Gerçek Max, Rüya Max’e pek benzemiyor. Ya da işte öyle bişey diyelim. Rüya ve gerçeklik arasında yaşayan iki tuhaf insanın anlaşılmayı bekleyen hikayesi 

Fotoğraflardan da anlayacağınız üzere bolca keyifli vakitler geçirdiğimiz bi gündü. Kızlarla geçirdiğimiz böyle kitap buluşmalarımızı ayrıca çok seviyorum yani o günden ayrı bir keyif alıyorum resmen 

Tatlı tatlı konuşmamız için tatlıya hiç gerek yoktu aslında ama kızlara Antep reklamı da yapmasam olmazdı..Belki bu getirdiğim baklava onları küçük bi Antep turu için kandırmama sebep olur yani inşallah diyelim =)

Lattelerimizle baklava keyfi de yaptık en lezzetlisinden  Bi dahaki buluşmayı iple çektiğimi söylememe gerek yoktur heralde =) 

3 Yorum Var